Müslümanların Kendini İfade Mücadelesi
Biz Müslümanlar, uzun zamandır kendimizi anlatmakta zorlanıyoruz. A’dan başlıyoruz; inancımızı, değerlerimizi, ahlakımızı anlatıyoruz. Fakat muhataplarımız daha biz A’yı bitirmeden bizi B ile, sonra C ile etiketliyor. Kimi zaman “radikal”, kimi zaman “gerici”, kimi zaman “tehdit” olarak tanımlanıyoruz. Söylediklerimiz değil, bize yapıştırılan etiketler konuşuluyor. Böylece biz anlatmaya çalışırken, başkaları bizim yerimize bizi tanımlıyor ve bu tanımlar üzerinden kitleler manipüle ediliyor.
Oysa İslam, insanı başkasının tanımlamasına mahkûm eden bir din değildir. Kur’an, Müslümanların kimliğini bizzat Allah’ın tanımladığını açıkça bildirir.
“O, sizi daha önce de, bu (Kur’an’da) da ‘Müslümanlar’ diye isimlendirdi.”
(Hac Suresi, 22/78)
Bu ayet çok nettir: Bizim adımızı, kimliğimizi, duruşumuzu belirleyen insanlar değil, Allah’tır. Buna rağmen bugün Müslümanlar, kendilerini başkalarının koyduğu kalıplar içinde savunmak zorunda bırakılmaktadır.
Kur’an, Müslümanları uçlarda savrulan bir topluluk olarak değil, denge ve adalet ümmeti olarak tanımlar:
“İşte böylece sizi, insanlara şahit olasınız diye orta (vasat) bir ümmet kıldık.”
(Bakara Suresi, 2/143)
Ancak bu “vasat ümmet” tanımı bile çoğu zaman çarpıtılmakta; Müslümanların adaleti, merhameti ve dengesi görmezden gelinmektedir. Bunun yerine, birkaç örnek genelleştirilerek koskoca bir inanç topluluğu yaftalanmaktadır.
Kur’an ise bu tür genellemelerin ve zan üzerine kurulu yargıların ne kadar tehlikeli olduğunu hatırlatır:
“Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır.”
(Hucurât Suresi, 49/12)
Bugün Müslümanlar hakkında üretilen algıların büyük bir kısmı zan, korku ve bilinçli yönlendirmeler üzerine kuruludur. Müslümanlar konuşmadan onlar adına konuşanlar, Müslümanlar anlatmadan onlar hakkında anlatanlar vardır.
Oysa biz, Allah’ın bize verdiği isimle, yani Müslüman kimliğimizle; adaletle, ahlakla ve hakikatle var olmak istiyoruz. Ne başkalarının korkularının ürünü olan etiketlere sığarız, ne de manipülasyonlarla şekillenen kalıplara.
Biz kendimizi Kur’an’la tanımlarız. Çünkü kim olduğumuzu en iyi bilen, bizi yaratan Allah’tır.