Bismillahirrahmânirrahîm,
"Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O yaptıklarınızı hakkıyla görür." (Hûd, 11/112)
Bu ayet-i kerime, Kur'an-ı Kerim'in en sarsıcı ve en derin sorumluluk yükleyen emirlerinden biridir. Hz. Peygamber (s.a.v.)'in "Hûd sûresi beni ihtiyarlattı" buyurmasına sebep olan sır, bu "dosdoğru ol" emrindeki ağırlıktır.
İstikamet (dosdoğru olmak), sadece ibadetlerde değil; niyetlerde, sözlerde, ticarette, ahlakta ve insan ilişkilerinde yani hayatın her anında Allah'ın çizdiği rıza çizgisinden sapmamaktır. Ayet, sadece Peygamberimize değil, onunla birlikte olan tüm müminlere de aynı sorumluluğu yükler.
Ölçüyü aşmamak (tuğyan etmemek), haksızlığa sapmamak ve her işi Allah'ın murakabesi altında yapıldığı bilinciyle icra etmek bu emrin özüdür. Unutmayalım ki istikamet, kerametten büyüktür.